GÜNCEL YAZI
recent

İRAN'A YOLCULUK BAŞLIYOR - İRAN GEZİ NOTLARI

Ankara’dan Ağrı’ya gitmek üzere Anadolu Jet’ten biletlerimizi alıyoruz. Uçağı kaçırmamak için Ankara’ya bir gün önceden gidiyoruz. 
Ağrı Havaalanı
Ağrı Havaalanı
İran’a gitmeye karar verdikten sonra, bu durumdan Selçuk Üniversitesi’nden araştırmacı arkadaşım Sare’ye de bahsediyorum. İran’a gideceğimizi duyunca hemen o da gelmek istediğini söylüyor. “Emin misin?” diyorum. “ Tabi ki, ben kadın hakları üzerine araştırmalar yapıyorum. İran benim için bulunmaz bir fırsat, mutlaka gelmeliyim” diyor.
Ve son anda İran gezimize Sare de dahil oluyor.

Gezi planımızı Mustafa abi ile yapıyoruz. Gezi planı dediğime bakmayın. Plan sadece gidiş tarihimiz, hangi şehirleri gezeceğimiz ve ortalama dönüş tarihimiz gibi genel bilgilerden ibaret. Oraya gittiğimizde ne bir tanıdığımız var, ne de önceden ayarlanmış bir otel yada rehber. Her şeyin doğal bir şekilde oluşmasını istediğimiz için önceden hiçbir ayarlama yapmıyoruz. Bir şehre varacağız, bir gece otelde dinlendikten sonra taksi ile o şehrin görülmeyen taraflarına arka sokaklarına doğru yol alacağız.

Gezinin bu şekilde olmasına karar verdikten sonra Ankara’dan Ağrı’ykeökea gitmek üzere Anadolu Jet’ten biletlerimizi alıyoruz. Uçağı kaçırmamak için Ankara’ya bir gün önceden gidiyoruz. O geceyi Keçiören’de geçirdikten sonra, sabahın erken saatlerinde Esenboğa Havalimanı’na gitmek üzere evden çıkıyoruz. Şoförlüğümüzü Mikail yapıyor. Mustafa abi ve Sare ile bir süre sohbet ettikten sonra havalimanına varıyoruz. İçimde nedenini bilmediğim hafif bir burukluk var. Belki ilk kez yurt dışına çıkmamdan dolayı belki de başka bir sebepten bilemiyorum.
Uçak yolculuğumuz bir saati biraz aşıyor. Ağrı Havalimanı’ndan Doğubeyazıt servislerine biniyoruz. Ağrı gelinlikler içinde bizi karşılıyor. Her taraf bembeyaz, gözlerimi zor açıyorum.
İran’daki bankomatiklerin Uluslar arası bankacılık sistemini tanımadığından, Doğubeyazıt’ta ülkenin son noktasındaki son bankomatikten yanımıza yetecek kadar Türk Lirası alıyoruz. Doğubeyazıt’ta meşhur Abdigür köftesi yedikten sonra Gürbulak sınır kapısına doğru ilerlemeye devam ediyoruz. Sınır dolmuşlarında herkesin kucağında gereğinden fazla koli ve yük olduğunu fark ediyorum.

Dolmuşta Kürtçe bir müzik çalıyor, müziğin sözlerini tam anlayamıyorum. Şoför, yanındaki beyaz saçlı, bıyıklı güler yüzlü adam ile bir şeyler konuşuyor. Sare, Mustafa abi ve benim yüzümde tarif edilemeyecek bir mutluluk var.

Sınıra yaklaştığımızı hatırlatan İran levhalarını görünce içimi bir hüzün kaplıyor. İlk kez ülkemden ayrılıyorum. Sanki geri dönemeyecekmişim gibi bir his oluşuyor içimde. Bunu belli etmemeye çalışıyorum ve sessizce yolu seyrediyorum…

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Merhaba!

Gezidokya Gezi Rehberimizde Yazar Olmak İster misin ?

Gezi yazılarını, görsellerini info@gezidokya.com mail adresine gönder, Misafir Gezgin Ol !

×