GÜNCEL YAZI
recent

PERSEPOLİS ŞİRAZ GEZİ NOTLARI تخت جمشید

İran'da İsfehan gezimizin ardından Şiraz'da istikametimiz Kerim Han Kalesi, Şair Hafız, Sadi'nin Türbesi ve Persepolis.
Persepolis, Şirazİsfehan gezimizin ardından akşamüzeri arkadaşımız Mehdi ile Tren istasyonuna gidiyoruz.
" Şiraz, otobüsle İsfehan’a birkaç saatlik mesafede bulunuyor. Otobüs bileti kişi başı 6-8 Türk lirası tutarında. Biz özellikle tren seyahatini seçiyoruz. İran’da seyahatlerinizi geceye denk getirirseniz hem otel masrafından tasarruf etmiş olursunuz hem de yataklı vagonlarda 5-6 lira gibi cüzi bir bilet ücretiyle, gideceğiniz istikamete uyuyarak varmış olursunuz… " 

Mehdi ile vedalaştıktan sonra gece başlayan tren yolculuğumuz sabahın ilk ışıklarıyla Şiraz’da son buluyor. Burada bizi Mehdi’nin adaşı ve arkadaşı Mehdi karşılıyor. Şiraz gezimizde bize ikinci Mehdi rehberlik edecek. Birçok yerde bu isimle tekrar tekrar karşılaşıyoruz, sanırım çok yaygın kullanılan bir isim…
Ahameniş İmparatorluğu döneminde kurulmuş olan Şiraz, aynı zamanda Pers İmparatorluğunun ünlü başkenti Persepolis’e ev sahipliği yapıyor.
Tarihte şiirlerin ve güllerin şehri olarak anılan şirazın adı yüzyıllarca aşkla anılmış. Şiraz’da, İstanbul’da, Ankara’da ki gibi büyük meydanlar, ışıklı caddeler, çok katlı apartmanlar yok. Kendine özgü islam mimarisini ve sarı tuğlalı ihtişamlı yapılarını yüzyıllardır korumuş bu şehir.
Şiraz, en güzel yıllarını ise Zend Hanedanlığı döneminde yaşamış.  Şiraz’ı İran’ın başkenti yapan Zend Hanedanı Kerim Han, şehre birçok gösterişli yapılar yapmış.  Bu yapılardan en başında Kerim Han Kalesi yer alıyor.


Arg-e Kerim Han,şiraz
Kerim Han Kalesi(Arg-e Kerim Han), Şiraz

Kerim Han Kalesi - Arg-e Kerim Han

Arg-e Kerim Han, şiraz
Arg-e Kerim Han'a buyurun, Şiraz
Farsça Arg-e Kerim Han  (ارگ کریم خان) olarak da adlandırılan kale ‎, Zend hanedanlığı  döneminde Kerim Han tarafından 1766 tarihinde yaptırılmış.  Toplam 4000 m²alana sahip olan kale  tamamen  tuğladan yapılmış. 12 metre yüksekliğe sahip surların köşelerinde yüksekliği 14 metre olan dört burç var. Şiraz’da rehberimiz Mehdi bizleri ilk olarak Kerim Han Kalesi’ne götürüyor.
Zend hanedanı Kerim Han, hakimiyeti süresince burada yaşamış.  Bu kale aynı zamanda Pehlevi Hanedanlığı döneminde  hapishane olarak kullanılmış.
Kalenin içerisinde yemyeşil ağaçları ve ortada havuzuyla eşsiz bir manzara sizleri bekliyor. Kalede cam işçiliği ve duvarlarda çini eserleri gözüme çarpıyor.
Narenciye ağaçlarından birisinin gölgesine oturup havuzu seyrediyoruz. Bizim gibi kaleyi gezmeye gelen İranlı kız öğrencilerle karşılaşıyoruz.
Hepsinin başı kapalı olduğu için ben yine ”Mustafa abi imam hatipli öğrenciler geliyor” esprisini yapıyorum.
(İran’da kızlar ve erkekler ayrı ayrı okullarda eğitim görüyor ve tüm bayanların başlarını kapatması zorunlu.İran’da da ne zaman başı kapalı kız öğrenci grupları görsem bizim imam hatip lisesi öğrencileri aklıma geliyor ve bu benzeştirmeyi yapıyorum)
Kalenin bahçesinde biraz dinlendikten sonra Şiraz sokaklarında yavaş yavaş yürüyoruz. Yürürken etrafı seyrediyor ve hayran kalıyorum. Hafız ve Sa’di’nin memleketini gezdikçe bu şehrin neden şairler yetiştirdiğini anlıyorum…
Aşkın şehri Şiraz’da rehberimiz bizi ikinci durağımız olan ünlü İran şairleri Hafız ve Sadi’nin Türbesi’ne götürüyor.
İran edebiyatının ve İslam dünyasının en büyük şairlerin mezarları Şiraz’da en çok ziyaret edilen yerlerin başında geliyor.


İran şairi Sadi’nin Türbesi, Şiraz
İran şairi Sadi’nin Türbesi, Şiraz
Şair Hafız’ın Türbesi

Hafıziye olarak bilinen şair Hafız’ın türbesi içerisinde iki süslü havuzu bulunan geniş bir bahçeye sahip bir alanda yer alıyor. Türbe oldukça kalabalık, ziyaretçilerin geneli de yetişkin öğrencilerden oluşuyor. Kimisi bir gölgede oturmuş elinde Hafız’ın şiir kitaplarında mısralar okuyor, diğer yandan hoparlörlerden kısık sesle şiirler okunuyor. Bu şiirleri farsça olduğu için ilk başta rahmetli için Kur’an okutulduğunu sanıyorum. Sesleri biraz dinledikten sonra cümle sonlarında ki vurgulardan durumun farkına daha sonra varıyorum…
Hafız’ın türbesinin ardından Sadi’nin türbesini ziyaret ediyoruz. Sadi’nin türbeside Hafız’ın ki kadar kalabalık. İran’da halk Sadi ve Hafız gibi şairlere büyük saygı gösteriyor. İran’da 21 Nisan (İran Takvimi: 1 Ordibeheşt) "Sadi Günü" olarak anılıyormuş.

İran şairi Sadi’nin Türbesi

Bağdat'ta Nizamiye Medreseleri'nde öğrenim gören Sadi, 30 yıl boyunca Hindistan ve Kuzey Afrika'yı dolaştıktan sonra 1256'da memleketi Şiraz'a dönerek şiirlerini yazmaya başlamış. Öğrencilik dönemimde kısa kısa hikayelerin yer aldığı Gülistan eserini okuduğum Sadi’nin bir diğer önemli eseri Bostan.

Sadi ve Hafız’ın türbelerinde ruhlarına bir Fatiha okuduktan sonra Persepolis’e doğru yol alıyoruz.


persepolis giriş, şiraz
Persepolis antik kenti girişi
Persepolis

Pers İmparatorluğu'nun başkenti olan Persepolis, Şiraz’ın yaklaşık 70 km kuzeydoğusunda yer alıyoruz. Aracımızla bu antik kente varmamız yaklaşık bir buçuk saat sürüyor.

MÖ 6. yüzyıl sonlarına doğru Pers Kralı I. Darius (Dara) tarafından kurulan şehirde Darius'dan sonra tahta çıkan I. Serhas (Xerxes) ve Artakserkses (Ardaşir) şehri biraz daha büyüterek büyük anıtlarla donatmış.
Bu şehrin tamamlanması yaklaşık 200 yıl sürmüş. İçerisinde ki kral mezarlarından dolayı halk burayı daha çok Taht-ı Cemşid olarak adlandırıyor.
Toplam 130 bin metrekare alana kurulmuş açık hava müzesi şeklindeki bu antik kenti İran’a gelen herkesin mutlaka görmesi gerekiyor.
Persepolis gezimize I. Serhas (Xerxes) tarafından yaptırılan tüm milletler kapısından geçerek başlıyoruz. Bu yol boyu ilerlediğinizde yol boyunca boyları 20 metre yükseklikte ve üzerinde 2 metre yükseklikte boğa ve insan şeklinde başlıkları bulunan sütunlar göreceksiniz.
Yol boyunca krallar tarafından yapılmış sarayları, tören salonunu ve antik kentin yamacında ki kral mezarlarını görüyoruz.


persepolis yazıt,şiraz
Boğa şeklinde başlıklarıyla sütunlar, Persepolis


persepolis sütunlar,şiraz
20 metre boğa ve insan şeklinde başlıklarıyla sütunlar 
Tören salonunda ki duvarlarda ki kabartmalara dikkatimi veriyorum. Pers imparatorluğuna bağlı vilayetlerden temsilciler yılın belirli dönemlerinde burada toplantı yaptığını öğreniyorum.
Hatta o dönemde Pers İmparatorluğuna bağlı Kapadokya vilayetinden bir heyetinde bu tören salonunda toplantılara katıldığını öğrenince daha çok şaşırıyorum.
Tesadüf müdür bilinmez Mardin Kırklar Manastırı’ndaki Kapadokya karşılaşmasından sonra Persepolis’te de Kapadokyalıların adını tekrar zikrediyoruz.
Tören salonunun ardından  antik kentin yamacında ki kral mezarlarını görüyoruz. Kayalar oyularak yapılan ve saray görünümlü iki kaya mezarın bulunduğu bu alanda  Frigya kral mezarlarına benzeyen bu mezarlar "Taht-ı Cemşid" ve "Nakş-ı Rüstem" olarak anılıyor. Pers İmparatoru I.Darıus’un mezarıda buradaymış…
Yolda elinde küçük bir teneke taşıyan bir çocukla karşılaşıyoruz. Bizde ki kurşun döktürme adeti gibi bir adet varmış burada.
Oturuyorum, çocuk içinden duman çıkan tenekeyi bir şeyler mırıldanarak kafamın etrafında döndürüyor. Bununla kötülüklerden arınacağıma inanıyorlarmış. Çocuğa birkaç tümen harçlık verdikten sonra Persepolis gezimiz burada son buluyor.
persepolis yazıt, şiraz
Kapadokyalıların da katıldığı tören alanı, Persepolis, Şiraz

Persepolis’in ardından Şiraz gezimiz sona eriyor. Rehberimiz Mehdi bizleri tren istasyonuna bırakıyor. Misafirperverliğinden ötürü teşekkür ediyor ve vedalaşıyoruz.
Trenle Urumiye’ye vardıktan sonra oradan araçla Hakkari Yüksekova Esendere sınır kapısı üzerinden Türkiye’ye dönmeye çalışacağız...

persepolis, şiraz, iran
persepolis, şiraz, iran
Persepolis, Şiraz, İran
persepolis, şiraz, iran
persepolis, şiraz, iran




Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Merhaba!

Gezidokya Gezi Rehberimizde Yazar Olmak İster misin ?

Gezi yazılarını, görsellerini info@gezidokya.com mail adresine gönder, Misafir Gezgin Ol !

×