GÜNCEL YAZI
recent

TEBRİZ İRAN GEZİ NOTLARI تبریز

Tebrizliler, Türk Milliyetçiliğinin yasak olduğu İran'da, Türklüklerini, Türkiye sevdasını, kendilerini tek özgür hissettikleri Traxtur Sazi futbol takımı stadyumundan "Tebriz, Bakü, Ankara, Türkler Hara, Farslar Hara" sloganıyla haykırıyor...

Traxtur SaziGezidokya bu hafta Doğu Azerbaycan eyaletinin başkenti Tebriz şehrinde...

Gürbulak Sınır kapısından geçtikten sonra sınır kapısının İran tarafında ayak üstü exchangelere bin Türk lirasını karşılığı tümene çeviriyoruz. 

Sınır kapısından Tebriz’e gitmek üzere bir taksiye biniyoruz. Taksi şoförü Tebriz’e gitmek için bizden 50 bin tümen istiyor, kabul ediyoruz ve neler yaşayacağımızı bilmeden yolumuza devam ediyoruz. Daha sonra aynı yolu otobüsle kişi başı 6 bin tümene gidebileceğimizi öğreniyoruz. 


İran'da petrol ucuzluğu taksi ve otobüs ücretlerine de yansımış. İran seyahatinde yalnız değilseniz mutlaka taksiyi kullanmanızı tavsiye ederim.

Taksi şoförümüz aracın teybinin düğmesine basıyor, İbrahim Tatlıses’i dinliyoruz.Türk sanatçılardan kimleri biliyorsunuz diye soruyoruz “Mahsun Kırmızıgül, İbrahim Tatlıses, Tarkan, Ahmet Kaya…” bütün sanatçılarımızı sırasıyla sayıyor, şaşırıyoruz.
Maku, İran
Yol üstünde dört bir yanı dağlarla çevrili Maku şehrinden geçiyoruz. Şehir bu dağların arasında bir çukura kurulmuş. Maku bu haliye bana Amasya’yı hatırlatıyor.
Maku'da bir markette sohbet ettiğimiz kişilere Türkiye televizyonlarını izliyor musunuz diye soruyorum, Hafif gülümsüyor “Tabi ki izliyoruz, İran’da çanak anten yasak; ama her evde çanak anten var ve herkes Türkiye kanallarını izler” diye cevaplıyor.
Hangi dizileri izlediklerini sorduğumda “Biz evde en çok Tek Türkiye dizisini seyrediyoruz. Benim ufak çocuk Şivan’ı çok seviyor. Bazen evde “Ulaaa” diyerek Şivan’ın taklidini yapar.” Diyor.  Başka hangi dizileri seyrediyorsunuz diye soruyorum “Kurtlar  Vadisi, Fatmagülün Suçu Ne, Hanımın Çiftliği” diye başlıyor ve bütün dizilerimizi saymaya başlıyor. İran'da Türkiye televizyonları yakından takip ediliyor. Fazla vaktimiz olmadığı için bu tatlı sohbeti kısa kesmek zorunda kalıyoruz.
Marketten ayrılıp yolumuza devam ediyoruz. Aracımızda bu kez Ceylan’ın bilmem kaç yıl önceki kasetinde Seni Sevmeyen Ölsün Parçası çalıyor.

Kendimizi hala Türkiye’deymişiz gibi hissediyoruz. Dinlediğimiz şarkılar Türkçe, şoförümüz Türkçe konuşuyor, yolda bazı dükkan isimleri Türkçe. Teypte Farsça şarkının çalmasıyla birlikte İran’da olduğumuzun farkında olmaya başlıyoruz.

Şoförümüz bir polis kontrol noktasında duruyor, elindeki evrağa damga vurdurup geliyor. Neden durduğunu sorduğumuzda “Devletin taksisi olduğu için polis kontrol noktalarına nereden gelip nereye gittiğimizi bildirmek durumundayız” diyor.
peykan taksi iran
Peykan Taksi, İran
Yaklaşık üç buçuk saatin ardından Türkiye sınırına yaklaşık 320 km uzaklıkta bulunan Doğu Azerbaycan eyaletinin başkenti Tebriz'e varıyoruz. Taksicimiz hiçbir mecburiyeti olmamasına rağmen bavullarımızı odalarımıza kadar taşıyor, son dakikaya kadar hürmeti nezaketi elinden bırakmıyor. Odaya girer girmez otel odasındaki kıbleyi gösteren levha dikkatimi çekiyor. Meğer İran’da bütün otel odalarında kıbleyi gösteren simgeler varmış, bunu öğreniyoruz. Ertesi gün Tebriz’de neler yaşayacağımızın merakıyla derin bir uykuya dalıyoruz...


Ertesi günün sabahı çarşıda kahvaltı yapabileceğimiz bir yer arıyoruz. Şubat ayı olduğu için sokaklardaki kar erimemiş, montlarımızın kalınlığına rağmen üşüyoruz. Gazetelerin satıldığı büfede gazeteleri inceliyorum. Yaklaşık 10 gazete yan yana dizilmiş, tüm gazetelerde Fars Haber Ajansı'nın fotoğrafları ve manşetlerde aynı haberler farklı kelimelerle verilmiş.
Gazetelerde incelediğimde farklı
bir haberle karşılaşmıyorum, birbirinin aynısı haberlerle tüm gazeteler sanki tek bir elden çizilmiş, yayına verilmiş. Gazeteleri incelediktan sonra gezmeye devam ediyoruz.

Tebriz'in çarşısını dolaşırken mühendis bir abimizin dikkatini çekmişiz. Yanımıza gelip sohbet ediyor. Ve bugünkü gezimizde gönüllü olarak rehberlik yapabileceğini söylüyor. Tebriz gezimize Mühendis abimizin rehberliğinde başlıyoruz.


tebriz iran
Tebriz, İran
TEBRİZ HAKKINDA

İran'da Doğu Azerbaycan Eyaleti'nin yönetim merkezi olan Tebriz İran'nın kuzey batısındaki en büyük şehri. Yaklaşık 1 buçuk milyon nüfusa sahip şehrin çoğunluğunu Azerbaycan Türkleri oluşturuyor. Tebriz halkının dili Azericedir, farsçayı kesinlikle kullanmıyorlar, kullanmak istemiyorlar.
Durumun farkında olmadığımız ilk günlerde Farsça soru sorduğumda "Burası İran değil kardeşim, Biz Türküz Bizimle Türkçe konuş" gibi cevaplar alıyordum.Tebriz nüfus açısından İran’ın Tahran, Meşhed ve İsfahan'dan sonra dördüncü en büyük şehriymiş.
Tebriz, dünyada yetiştirdiği şairler için özel bir Şairler Mezarlığına sahip olan tek şehirmiş.
Tebriz'in yetiştirdiği ünlü şairler arasında Saib Tabrizi, Ohadi Maraghani,Seikh Mahmoud Shabistani ve Şehriyar yer alıyor. Şehriyar'ın en ünlü eseri Heydar Baba, her zaman Tebrizlilerin dillerinden düşürmediği bir şiir olmuş.


tebriz Kalesi
Arg-e Tabriz (Tebriz Kalesi)
Arg-e Tabriz (Tebriz Kalesi)
Tebriz'de ilk ziyaret edeceğimiz nokta şehirdeki en önemli tarihi yapılardan birisi olan Arg-e Tabriz yani Tebriz Kalesi. Tamamı tuğla ile örülmüş bu kale aslen, 500 yıl kadar önce yıkılmış olan bMescid-i Alişah - Alişah Cami yerine yapılmış. Yüksek surların bir zamanlar idam cezalarının infaz edilmesinde kullanıldığı söyleniyor. Mevsimin kış olması nedeniyle kalede ki tadilat henüz bitmemiş. Kale ziyaretimizin ardından şehrin kapalı çarşısı Tebriz Bazaar' giriyoruz.
Tebriz Bazaar
Tebriz Kapalı Pazarı
Tebriz Bazaar (Kapalı Çarşı)

Türkiye'deki kapalı çarşılardan daha yerel motifli, daha kalabalık bir yapıya sahip çarşıda labirent gibi yollara girdiğinizde kaybolmamak için dikkatli olmanızı tavsiye ederim. Çarşıdaki her sokağı adım adım gezerken yorulduğumuzu hissedip önümüze çıkan ilk çayhaneye hem ısınmak hemde bir şeyler içmek için giriyoruz. Türkiye'de ki klasik su bardaklarının yarı boyutundaki bardaklarda çaylarımız geliyor. 
Tebriz Kapalı Çarşıda müşteri bekleyen bir esnaf
Bardaklar çok hoşuma gittiği için çarşıda 4 tane satın alıyorum. İran'ın çayı bizimkilere göre oldukça ağır bir aromaya sahip. Zamanla birazda mecburiyetten bu tada alışıyorsunuz. Ahmed ve Mahmut Tea en yaygın çay markalarından. İran'ı özledikçe yad etmek için 1 kg Ahmed Tea'yi Nevşehir'de içmek üzere satın alıyorum.

"Tebriz, Bakü, Ankara, Türkler Hara, Farslar Hara"

Tebriz sokaklarında Mustafa Abiyle dolaşıyoruz
Tebriz'de herkes Türkçe biliyor, birçok insanda Türk Televizyonlarından İstanbul Türkçesi'ne oldukça hakim. 

Çayhanede Tebrizlilerle sohbetimiz sırasında Tebriz'in Traxtur Sazi isimli futbol takımının ilginç bir sloganı dikkatimi çekiyor.

"Tebriz, Bakü, Ankara, Türkler Hara, Farslar Hara" Siyasetin Türk Milliyetçiliğinin yasak olduğu İran'da Tebrizliler Türklüklerini, Türkiye sevdasını, kendilerini tek özgür hissettikleri stadyumlardan bu sloganla haykırıyorlar.
Tebriz Türkleri eğitim dilinin Farsça olduğundan yakınıyorlar. Yarısından fazlası Türk olan İran'da hiçbir eğitim kurumunda Türkçe eğitim verilmediğini anlatıyorlar...

Çayhane sohbetimizin ardından kapalı çarşıyı gezmeye devam ediyoruz. Kapalı çarşıda ev eşyası, kuruyemişler, antika eşyalar, cam eşyalar, elektronik malzemeler, İran halıları... aklınıza gelebilecek her şey mevcut.
tebriz bazaar
Tebriz Çarşısı
Tebriz Halı Çarşısı 

Çarşının sonlarına doğru ilerledikçe halıcılarla karşılaşıyoruz. İran halıları. Kapalıçarşının önemli bir bölümü Halı ticaretinin yapıldığı bu bölüme ayrılmış. Halıcıların bulunduğu bu yerde dünyaca ünlü eşsiz Tebriz İpek Halılarını görebilirsiniz. Bu halılardan satın almayı düşünüyorsanız, orada durun. Bu halıları İran dışına çıkarmanın yasak olduğunuda belirtmek isterim.


Kısa Tebriz turu boyunca mühendis abimizin misafirperverliği bizleri hayran bırakıyor. Gün boyunca bize hiçbir ücret ödetmiyor. Otelde kaldığımızı öğrenince bizi evine davet ediyor. Ailesiyle birlikte güzel bir akşam yemeğinden sonra geceyi orada geçiriyoruz.


Tebriz Halı Çarşısı
Gezi süremiz kısıtlı olduğu için biran önce Tahran'a varmamız gerekiyor. Ertesi gün bizleri Tebriz otobüs terminaline yolcu ediyorlar. Kişi başı 6 bin tümene Tahran'a bilet alıyor ve yola çıkıyoruz. Tahran otobüsün kadınların ve erkeklerin ayrı ayrı yerlerde oturduğunu farkediyorum. Kadınlar ve erkekler birbiriyle sohbet etmiyor. Bizlerin turist olduğunu öğrendiklerinde ilgi odağı oluyoruz.
O anda namahrem ortamı bozuyoruz. İranlı kızlar yanımıza geliyor, İstanbul'u çok merak ettiklerini, onlara İstanbul'u anlatmamızı istiyorlar. Güzel hoş sohbetli bir otobüs yolcuğunun ardından Tahran'a varıyoruz.
Tebriz Şehir İçi Otobüsleri
İran Sinema Filmleri
İran Sinema Filmleri
İran Sinema Filmleri

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Merhaba!

Gezidokya Gezi Rehberimizde Yazar Olmak İster misin ?

Gezi yazılarını, görsellerini info@gezidokya.com mail adresine gönder, Misafir Gezgin Ol !

×