GÜNCEL YAZI
recent

KUZEY IŞIKLARI NORVEÇ GEZİ NOTLARI

Gezidokya Gezgini Emrah Öğütmen'in kaleminden Norveç Yazı dizisinin birinci bölümünü sizlere sunuyoruz. 
norveç bergen gezi notları, norway bergen travel



Uyandığımda dönüşümde kışın geleceğini belli eden bir soğuk vardı. Gece uyanacağımızdan babam da bende saatlerimizi kurmuştuk. Sabah 03.00 saatlerinde evden çıkacaktık. Heyecanım yüksekti. Uykusuz kalmamın sebebi de bu heyecanımdı. Yaklaşık dokuz ay öncesinden hayalini kurmaya başlamıştık. 
Yakın arkadaşımın görmüş olduğu fotoğraflardan heyecanlanarak bahsetmeye başladığı “Aurora Borealis” dilimize “Kuzey Işıkları” olarak geçmiş olan doğa harikasını görmek için gezi yoldaşlığımızın antlaşmasını yaparak gezi için ilk adımları atmaya karar vermiştik.


norway Aurora Borealis, norveç Kuzey Işıkları
KUZEY IŞIKLARI AURO BOREALİS

 Öncelikle süresi bitmiş pasaport işlemlerimi başlattım. İleri tarihlerde yurt dışına gezme amaçlı çıkacağımı düşünerek 10 yıllık pasaportumu çıkardım. Tarih olarak ülkenin sıkıntılı bir dönemine gelmiş olsa da (15 Temmuz) pasaportum hemen çıktı. Bir aksilik çıkmadığına sevinerek Norveç Vizesi için istenilen evrakları temin edip, internet üzerinden Ankara’da bulunan vize ofisine başvurumu yapıp randevu tarihimi almış bulundum. 

Eksik evrakım bulunmadığından değerlendirmeye alınan başvurumu iki hafta beklemeye koyuldum. Gidişime bir hafta kala vizeme olumlu cevabı alarak son hazırlıklarımı başlattım.
norveç gezi notları, norway travel
Yaklaşık kırk dakikalık yolculuktan sonra Kayseri hava alanına gelmiş İstanbul uçağını beklemeye koyulmuştum. Vakit geçtikçe ve uçak saati yaklaştıkça heyecan daha güzelleştiriyordu kendini. Birlikte gezeceğim arkadaşımdan mesaj gelmiş İstanbul da konakladı otelden hava alanına gitmek için çıktığını bildiriyordu bana. Kontrollerden sonra uçağa binmiş kalkışı bekliyordum. Yolculuğun ikinci başlama basamağını da uçağın kalkmasıyla çıkmış bulunuyordum.
Hafif grileşmiş gökyüzüyle dünyanın o güzel şehirlerinden İstanbul’a Sabiha Gökçen Hava Alanına inmiştim. Arkadaşımla buluşup pasaport yurt dışı harç ücretini yatırmak için noktaya geçip işlemimizi hallederek çantalarımızı vermek için uçak şirketinin noktalarına devam ettik. Pasaport kontrolünden geçtikten sonra kahvaltısını yapmadığı için acıkan arkadaşımın karnını doyurması için oturup uçağımızı beklemeye koyulduk. Vakit gelmişti artık.
Saat 10.00 gösteriyordu. Uçağın kalkmasını bekliyorduk artık. Üç bucuk saat yolculuk bizi bekliyordu. …

HEYKEL ŞEHİR” OSLO

Rahat bir yolculuk sonrası sorunsuz bir şekilde Oslo Gardermoen havaalanına iniş yapmıştık. İstanbul’da sonradan güneşlenen ve açılan havanın izi yoktu. Uçağın camlarından baktığımızda yeşil bir doğanın yanında ıslanan yolları görüyorduk. Yağmur hafiften atıştırıyordu. Polis kontrolünden sorunsuz bir şekilde geçtik. Görevlinin ne için geldiğimizi sormasına kısa cevaplar verip giriş için damgasını vurdurup arkadaşımın da kontrolden geçmesini bekledim.
Şehir merkezine nasıl gideceğimizi sormak için görevli arayıp sorduk. Biletimizi alıp trene binmek için perona hareket ettik. Otelin konumunu sormamız gerektiğini düşünerek yanımızda oturan genç bir arkadaşa çıktısını aldığımız rezervasyon bilgilerini gösterdik. Adresi çıkaramadığını söyleyen Norveç’li arkadaşla biraz sohbet ettik ve şehir merkezine ulaştık.  Turist bilgilendirme ofisini sorup konaklayacağımız apart oteli oraya sormaya karar vermiştik.
Garın merkeze çıkan kapısının sol tarafında eski bir binanın içinde bulunan turist bilgilendirme binasına girdik. Sıcak bir karşılamadan sonra gitmek istediğimiz adresi göstererek Oslo şehri hakkında işimize yarayacak tüm kaynakları da oradan aldık. Elimizde bir harita işaretlenen sokağı bulmak için insanlara sora sora Oslo’nun sokaklarında gezmeye başladık.
Yolda adres sorarak gezerken şehirde yaşayan birçok yabancı insanda dikkatimi çekti. Sonunda birkaç yurdumun insanına da sorarak aradığımız adrese ulaşıp odalarımıza eşyalarımızı bıraktık.
Havanın aydınlık olmasını fırsat bilip vakit kaybetmeden fotoğraf makinelerimizi hazırlayıp kendimizi şehir bıraktık. Apart’ın yakınında bulunan ücretsiz girişin olduğu dünyanın farklı bitkilerin olduğu “Botanik Bahçesi Müzesini” gezmeye başladık. Bitkilere ilgisi olan her insana tavsiye edebileceğim güzel bir yer. Yeşilliğin içinde toprak yürüyüş yollarda yol yorgunluğunuzu çok rahat bir şekilde atabilirsiniz. Fotoğraf çeke çeke parkın içini gezerek şehir merkezine gittik. Karnımızın acıktığını fark edip yemek yedikten sonra akşam otururken sıcak bir şeyler içmek için marketen alışverişimizi yapıp otele tekrardan yürüdük.
Odayı iki İsviçreli arkadaşla paylaştığımızı odaya girince öğrendik. Başta İngilizce konuşmakta almanca bildiklerini söylemeleri üzerine Almanca anlaşmaya devam ettik. Onlar bizden farklı bir rota izleyerek geldiklerinden uğramayı düşündüğümüz yerler hakkında bilgiler toplamaya başladığımız güzel bir sohbet akşamı yaşadık.
norveç tromso gezi notları, norway travelUyandığımızda hava karanlıktı. Korktuğumdan daha sıcak olduğunu ise yataktan hazırlanmak için kalktığımda anladım. Akşamdan aldığımız üzümlü ekmeği poşet çayla içerek yedikten sonra odadan ayrıldım. Müze kartı almadığımızdan dolayı (bir günlüğü toplu taşıma araçlarına binme ile 330 NOK) sınırlı bir gezi yapmaya karar vermiştik. Girişi ücretsiz olan ve insan heykellerinin bulunduğu park ilk hedefimizdeydi. Oraya gitmeden ise önemli bir yerden geçecektik; Karl Johans Gate. Burası bizim Türkiye’de İstanbul’da duyduğumuz İstiklal Caddesine benziyordu. Caddenin üzerinde önemli tarihi mekânlar, sonunda ise Norveç Kraliyet Sarayı bulunuyordu. .
Elimizde harita gördüğümüz insanlara sorarak açık hava müzesini bulmaya koyulduk. Bu arada yürüyerek gitmenin bir faydası da şehrin sokaklarını görmekti. Benim için bir şehrin en güzel yerleri müzeleri değil sadece, sokaklarıdır. Avrupa’a şehirlerinde ise eski mimariyi korumayı başardıklarından dolayı ayrı bir zevk alıyor insan. Sakin sokaklar, güler yüzlü insanlar ve eski ye götüren evler arasında yürümek o gün en büyük zevkimdi. Elimizde haritayla gezdiğimizi gören insanlar biz sormadan nereye aradığımızı bize soruyor yol tarif ediyorlardı. En ilginç olanı ise genç bir Norveç’li arkadaşın durup bize yardımcı olması oldu. İlginç olan ise nereden geldiğimizi sorduğunda bizim Kapadokya cevabını vermemiz üzerine sevinip elimizi ayrı bir dostlukla sıkıp oradan geldiğimizi öğrendiğinde gülen yüzüydü. Güzel bir yürüyüş ardından son tarifleri alarak hedefimize ulaşmıştık.
norveç gezi notları, norway travelBüyük demir kapının karşısında durduğumuzda güzelliği ile bizi içine kabul edecek “Vigeland Heykel Park”na girmeden hayranlık duymaya başlamıştım. Dünyanın en uzun heykel parkı ve bu park ismini aldığı heykel traşın bireysel çabaları doğrultusunda oluşturulmuş. Gustav Vigeland burada bulunan heykeleri bronz ve granitten yapmış. 1939 ve 1949 yılları arasında bitirdiği heykeller insanların tüm doğallını yansıtıyor. Norveç ülkesinin tüm yeşilliği yine bu parkın içinde doğaseverlere kendini sunuyor. Büyük bir zevkle fotoğraf çekip gezdikten sonra bende merak uyandıran Viking Gemi Müzesine yürümeye koyulduk.
norveç gezi notları, norway travelYine şehir içinde yürüyerek haritadan sorarak müze binasının önüne geldik. İçerisinde arekolojik çalışmalar sonrası çıkarılmış Viking gemileri ve o dönemde kullanılan tahta malzemeleri sergilenen müze bende çok merak uyandırıyordu.
ine şehir içinde yürüyerek haritadan sorarak müze binasının önüne geldik. İçerisinde arekolojik çalışmalar sonrası çıkarılmış Viking gemileri ve o dönemde kullanılan tahta malzemeleri sergilenen müze bende çok merak uyandırıyordu.

“KRAL KILIÇLARI” ve “Pulbit Rock” ŞEHRİ STAVANGER

Arkadşaımla beni heycanlandıran bir diğer şehire gitmek için akşamdan biletlerimizi almış odalarımıza gidio hazırlıklarımızı yapmıştık. Tanıştığımızı söylediğim....

DEVAMI HAFTAYA SİZLERLE...




norveç gezi notları, norway travel


norveç gezi notları, norway travel

norveç gezi notları, norway travel


norway Aurora Borealis, Norveç Kuzey Işıkları


norveç gezi notları, norway travel


nuhun ankara makarnası norveç
Nuhun Ankara Makarnası Norveç'te

norveç gezi notları, norway travel


Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Merhaba!

Gezidokya Gezi Rehberimizde Yazar Olmak İster misin ?

Gezi yazılarını, görsellerini info@gezidokya.com mail adresine gönder, Misafir Gezgin Ol !

×