GÜNCEL YAZI
recent

ANADOLU ABDALLARI HALK OZANLAR DİYARI KIRŞEHİR

Gezidokya Gezgini Gazeteci - Foto Muhabir Ercan Kılıçlı'nın, “Anadolu Abdalları Yurdu, Ozanlar Diyarı Kırşehir” yazısını sizlere sunuyoruz.
kırşehir gezilecek yerler
Kırşehir Gezilecek Yerler

Anadolu’muz, her bir köşesi nice definelerle gizli, ne kadarını gördük ki, daha keşfedilecek o kadar çok çok yer var. Ama bir yerlerden başlamak gerek...


Gezidokya’nın bu yazımızdaki konusu yakın zamanda hayata veda eden, UNESCO tarafından insan mirası olarak tescil edilen merhum halk ozanı Neşet Ertaş’ın memleketi Kırşehir. Bu nedenle yazıma onun memleket hasreti ile yazdığı aşağıdaki sözleri ile başlamayı ruhuna okunan bir hayır dua olarak görüyorum.

Ana vatanımsın baba yurdumsun
Ozanlar diyarı şirin Kırşehir
Uzak kaldım gurbet elde derdimsin
Hasretin bağrımda derin Kırşehir

Kimi engin kimi yüksek evlerinle
Kimi fakir kimi zengin beylerin ile
Kazaların, nahiyelerin, köylerin ile
Gönlümün içinde yerin Kırşehir

Feleğin yazdığı kara yazıylan
Çok yürüm bağrımdaki sızıylan
Kara kaşalarıylan kara gözüylen
Aşık ettin beni birin Kırşehir
Yaktı bu bağrımı birin Kırşehir

Garibim engince gönüller alan
Aşkı feryadıylan sazını çalan
Ozanlar içinde birimiz olan

Muharrem ustadır Erin Kırşehir

Muharrem oğlu Neşet ERTAŞ


Kırşehir'de gezmeye başlayıp, insanlarla sohbet ettiğinizde küçük bir telaffuz farkı dikkatinizi çekecektir. Bu fark, Kırşehir'in yerlileri, yaşlıları veya uzun yıllar burada yaşayan insanların alfabesinde (K) harfinin yerini (G) harfinin almasıdır. Yeni; Gırşehir, Gardaş, Goçum gibi K ile kullanılması gereken kelimelerde vurgu yaparak (G) harfini kullanırlar. Bazılarına kaba gibi gelebilir belki ama bence gayet doğaldır.

Kırşehir hakkında biraz tarihi bilgi vermek gerekirse; İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan ve çevresinde yapılan araştırmalarda ilin tarihinin, Eski Tunç Çağı'na (M.Ö. 3000-2000) kadar uzandığını gösteren bulgulara rastlanmıştır. Hititler, Frigler, Persler, Makedonyalılar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklu ve Osmanlılar yörede hüküm  sürmüştür.

İmparator I. Justinianos devrinde (527-568) Justinianopolis adıyla anılan şehre, Türkler uçsuz bucaksız kırın ortasında yükseldiği için ‘Kır şehri’ adını vermişlerdir. Kır şehri zamanla halk dilinde Kırşehir olmuştur.

Kayseri ve Nevşehir’le birlikte Kapadokya bölgesinin kuzeyinde bulunan Kırşehir, bir adı da Güzel Atlar Ülkesi olan turizm cenneti Kapadokya bölgesinin giriş kapısı konumundadır.

Binlerce yıl birçok devlete ev sahipliği yapan Kırşehir, Genel çevresi bozkır görünümünde olmasına rağmen şehrin kurulu olduğu vadi tabanları ve sulak bölgeler kavaklık ve meyve bahçeleri ile çevrilidir.

Bozkır içindeki Kırşehir içinde gizli bir hazineyi barındırır. Bu hazine; yer kabuğunun derinliklerinden yol bularak şehrin sınırları içerisinde yeryüzüne çıkan termal sıcak su kaynaklarıdır. Bu nedenle Kırşehir’de birçok kaplıca bulunmaktadır.

KAPLICA ZENGİNİ KIRŞEHİR 

TERME KAPLICASI


Şehir merkezinde bulunan terme kaplıcasında 50 °C sıcaklığa sahip doğal kükürtlü suyu ile fizik tedavisinde ve şifa görmek amacıyla gelen pek çok insan tarafından ziyaret edilmektedir. 600 yataklı pek çok konaklama tesisi bu termal suyu müşterilerine sunmaktadır. Halkın konaklama yapmadan girebileceği açık ve kapalı havuzlarda vardır.



kırşehir Terme Kaplıcası
Terme Kaplıcası açık havuzlar
kırşehir Terme Kaplıcası
Terme Kaplıcası açık havuzlar konaklama tesislerinin yakınındadır
KARAKURT KAPLICASI : Kırşehir merkeze bağlı Karalar köyü sınırları içinde bulunmaktadır. Kaplıca Kırşehir’e araçla 20 dakika uzaklıktadır. Merkezle arası 16 km mesafededir. Kaplıca suyu 51°C sıcaklığa sahiptir. Kaplıcada 50 yatak kapasiteli bir tesis bulunmaktadır. Tesisin yanında tarihi Karakurt Ilıcası ile Kalender Baba Türbesi de bulunmaktadır.

BULAMAÇLI KAPLICASI : Kırşehir ili, Çiçekdağı ilçesi sınırları içindedir. Çiçekdağı'na 4 km mesafededir. 40 °C sıcaklığa, sahiptir. 20 yatak kapasiteli tesisi bulunan kaplıcada, banyo tedavisi ile romatizma, nevraljin, nevrit ve kadın hastalıkları gibi birçok rahatsızlığa karşı olumlu sonuçlar alınmaktadır.

MAHMUTLU KAPLICASI : Mahmutlu kaplıcasında, MTA tarafından son yapılan iki ayrı sondajla, 311,2m derinlikte 74 °C  ve 76,5 °C iki kaynak bulunmuştur. Kaplıcada şimdilik konaklama ve tesis bulunmamaktadır.


KAMAN SAVCILI  ILICASI : Kırşehir’in batısında Kaman’a 16 km. uzaklıktaki Savcılı kasabasında yer alan ılıca, üstü açık taş duvarlarla çevrili bir havuzun içinden çıkmaktadır. Debisi saniyede 1 litrenin altındadır. Çok az mineral ihtiva eden, sodyum bikarbonatlı su özelliğindedir. İçme tedavisinde de kullanılır. Kaynak, gerekli tesislerin olmamasından dolayı kaplıca olarak kullanılmamaktadır.


AVCI  İÇMECESİ : Mucur’un 15 km. güneyindeki Avcı köyündedir. Kükürtlü olan su henüz tam olarak bilimsel analize tabii tutulmamıştır. Yöre halkınca yaygın olarak çeşitli sindirim ve dolaşım sistemi rahatsızlıklarında içme tedavisinde kullanılmaktadır

İNSANLIĞIN İLK GÖK BİLİM ARAŞTIRMA MERKEZİ KIRŞEHİR’DE DİR

CACABEY (MEDRESESİ) – Cacabey Türbesi ve Cami

Kırşehir denildiğinde, akla hemen “Neşet Ertaş” ve bu ünlü ozanın, güzel türküleri geliyor. Ama, tarih meraklıları da bilinmelidir. Kırşehir merkezinde bulunan “Cacabey Camisi” tam Türkiye’nin ortasındadır. Avrupa insanının, saraylarda dahi tuvalet bulunmadığı dönemlerde, burada yaşayan insanlar, gökyüzünü ve uzayı incelemişler, uzaya roket göndermeyi düşünmüşlerdir. Bu düşüncelerini taş duvarlara yansıtmışlardır. Kırşehir de, sizi tarihin ilk astronomi okulu, Cacabey camisi bekliyor.
Dünyanın ilk gök bilim medresesi yani üniversitesi de Kırşehir’de bulunan Caca Bey Gök Bilim Medresesidir. Minareleri uzay mekiği ve füze şeklinde olan yapının içinde bulunan havuz ve tebesinde bulunan büyük dairesel açık tavan gökyüzünün havuz içindeki suya yansıyan görüntüsünü resmederek haritalandırmak amacıyla kullanılmıştır. Daha sonraki restore çalışmalarında havuz kapatılmıştır. Yerine dekoratif bir havuz ilerleyen dönemlerde tekrar yerleştirilmiştir.

Selçuklu döneminde Kılıçaslan oğlu Keyhüsrev zamanında, Kırşehir emiri Nurettin Cibril Bin Cacabey tarafından 1271-1272 yıllarında bir gözlem evi olarak yaptırılan medrese, Kırşehir kent merkezinde bulunmaktadır. Sonradan camiye çevrilen esere, minaresindeki mavi çiniler nedeniyle halk arasında “cıncıklı camii” denilmektedir. Kare planlı ve kesme taştan yapılmış olan medrese iki eyvanlı kapalı avlulu medreseler grubuna girmektedir. Döneminde astronomi yüksekokulu olarak hizmet vermiştir. Ana eyvanda bulunan karşılıklı iki sütun, koni ve küre biçimlerinin üst üste bindirilmesiyle oluşturulmuştur. Bu sütun düzenlemesinin Anadolu Türk sanatında başka bir örneği yoktur. Cacabey Camii’nin sol yanında, Cacabey’e ait bir türbe bulunmaktadır.


Cacabey Gök Bilim Medresesi
Cacabey Gök Bilim Medresesi, Türbesi ve Cami
Cacabey Gök Bilim Medresesi
Cacabey Gök Bilim Medresesi Türbesi ve Cami iç görünüş



Cacabey Gök Bilim Medresesi


Bir diğer kültür hazinesi ise Türklerin tarih içerisinde kurduğu medeniyetlerde kültürel dokusunu şekillendiren Ahiler, şimdilerde halk ozanı diye anılan yaşayan insan mirası abdallar, aşıklar ve veli erenleridir.

Bunlar, Ahi Evran, Aşık Paşa, Adnan Menderes döneminde Nevşehir’e bağlanmış olsa dahi hala Kırşehir ile kültür bağını sürdüren Hacı Bektaş ilçesine ismini veren Hacı Bektaş Veli bu eren yurdunun öne çıkan isimleridir.

Yüzyıllarca Anadolu'nun ticari ve ekonomik hayatında büyük rol oynamış olan Ahilik, 13. yüzyılda Kırşehir'de kurulmuştur. Bir esnaf örgütü olan Ahiliğin temeli doğruluk, karşılıklı yardımlaşma ve saygıya dayanmaktadır. Ahi kelimesinin anlamı Arapça kardeş ve eli açık, cömert olan kardeştir.

Geçmişten bugüne pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan Kırşehir, zengin bir kültürel mirasa sahiptir. Tarihi eserlerinin tamamı Anadolu Selçuklu dönemine aittir. Tarihi camileri, medreseleri, türbeleri, kümbetleri, kiliseleri, kervansarayları, höyükleri, kaleleri, yer altı şehirleri ve termal sularıyla Anadolu’nun tam ortasında tam bir kültür hazinesidir.

13. ve 14. yüzyılda Ahi Evran, Hacı Bektaş Veli, Cacabey, Aşıkpaşa, Ahmed-i Gülşehri gibi Kırşehir’de yetişmiş mutasavvılar, âşıklar, ozanlar düşünceleriyle, sözleriyle döneme damgalarını vurmuşlar; Kırşehir’i tarihten bugüne bu sözlerin mirasçısı kılmışlardır. Öte yandan Roma döneminde M.S. 2. yüzyılda bu bölgede Hristiyanlık hızla yayılmış, puta tapanlarla, Hıristiyanlar arasında büyük bir mücadele yaşanmıştır. Bu nedenle bu bölgede yoğun baskıdan korunmak, sığınmak ve ibadet etmek amacıyla yapılmış pek çok yeraltı şehri vardır. Kayalara oyularak gizlenme ve korunma olanağı sağlayan bu şehirlerden, Kırşehir sınırları içinde çok sayıda bulunmaktadır. Belli başlıcaları Mucur Yeraltı Şehri, Kepez Yeraltı Şehri ve Dulkadirli Yeraltı Şehri’dir.

Türk tarihine adını yazdırmış pek çok tarihi kişiliğin Kırşehir’de türbesi bulunmaktadır. Aşık Paşa Türbesi, Süleyman Türkmani Türbesi, Muhterem Hatun Türbesi, Yunus Emre Türbesi bunlardan öne çıkanlardır.

Ticaretin merkezi konumunda olduğu dönemlerde ticaret yolunu kontrol altında tutmak için yapılan Kuş Kalesi, Keçi Kalesi, Kesikköprü Kervansarayı, Uzun Çarşı, Alaaddin Camii, Melikgazi Kümbeti, Fatma Hatun Kümbeti, Derefakılı Kilisesi gibi eserler de bu işi yapan insanlara hizmet için yapılmıştır.

SEYFE GÖLÜ KUŞ CENNETİ (480 bin civarında kuşu bir arada barındırmaktadır)

Milli Parklar ve su havzaları da kültürel tarihin yanında bölgeye önem kazandıran farklı doğal güzellikleri içinde barındırır. Bunların başında Seyfe Gölü Kuş Cenneti, Hirfanlı Baraj Gölü,
Kesikköprü Barajı yer alır. Kırşehir Arkeoloji Müzesi de eski tarihe ışık tutan ve gezilmesi gereken devlet müzesidir.

Seyfe Gölü, Orta Anadolu’da bulunan birkaç tuzlu gölden biridir. Kırşehir’in kuzeydoğusunda yer alan göl, Mucur’a 16 km. uzaklıktadır.

Gölde, dünyanın en büyük flamingo topluluklarından biri ( 320 bin adet) barınmaktadır. Göl, aynı zamanda sonbaharda yüz binlerce ördeğin konaklama alanıdır. Seyfe gölünde beslenen ve konaklayan diğer önemli kuş türleri; çamurcunlar, pelikanlar, balıkçıllar, yağmurcunlar, kazlar, kılıç gagalar, martılar, bababanlar ve sumrulardır. İlkbaharda gölün doğusundaki adacıklarda bu kuşlar başta olmak üzere çeşitli türlerden binlerce kuş yuva yapmaktadır. Ayrıca Malya Devlet Üretme Çiftliği alanında toy, turna gibi büyük kuşlar da barınmaktadır. Seyfe gölü çevresi, sonbaharda leyleklerin önemli toplanma alanlarındandır. Bölgede 480 bin kuşun bir arada yaşadığı tespit edilmiştir.


Seyfe Golu Kus Cenneti Kirsehir
Seyfe Golu Kus Cenneti Kirsehir
480 bin civarında kuşu bir arada barındırmaktadır
MUCUR YERALTI ŞEHRİ

M.S. 3. ve 4. yüzyıllarda kurulan yeraltı şehri, Mucur ilçe merkezindedir. Zeminin 7-8 metre altında olan bu şehirde 42 oda, bu odaları birbirine bağlayan dehlizler, ahırlar, ibadet
yerleri, gizli yollar, geçitler ve havalandırma bacaları bulunmaktadır.


Mucur Yeraltı Şehri Kırşehir
Mucur Yeraltı Şehri Kırşehir
DULKADİRLİ YERALTI ŞEHRİ

Kırşehir il merkezinin 45. kilometre kuzeyinde yer alan yer altı şehrinin Dulkadirli Beldesindedir.

Şehir kaya zeminin oyulması ile iki katlı olarak yapılmış olup, bir manastır olduğu düşünülmektedir. Şehirde yuvarlak kemerli koridorlar ve kare planlı on oda bulunmaktadır. Ayrıca burada kare planlı bir iç avlu diğer bölümlere açılmaktadır. Koridorların bir saldırı karşısında birbirleri ile bağlantısını kesmek için yuvarlak yekpare taşlardan manivela ile hareket eden kapılar yapılmıştır. Yeraltı şehrinde 1987 yılında yapılan çalışmalarda yedi kapısı açılmış ve içerisindeki moloz topraklar atılarak kaba temizliği yapılmıştır. Yine ana koridorun kuzeyindeki alt kata inilen merdivenden sonra ortaya çıkan büyük salonun mevcut 4 kapısından üçünün iç avluya açıldığı, bir kapının da doğuya 130 mt uzaklıktaki diğer yeraltı şehirlerine uzandığı tespit edildiğinden dolayı burasının yeraltı şehirleri sitesi olduğu tahmin edilmektedir.


Dulkadirli Yeraltı Şehri Kırşehir
Dulkadirli Yeraltı Şehri Kırşehir iç mekan
Dulkadirli Yeraltı Şehri Kırşehir
Dulkadirli Yeraltı Şehri dışarıdan görünüş / Kırşehir
AHİ EVRAN TÜRBESİ VE AHİ EVRAN-I VELİ

Ahi Evran Camii ve Türbesi Şehrin merkezinde bulunan cami ve türbe, 1482 yılında Ahilik Teşkilatı’nın kurucusu Ahi Evran adına yaptırılmıştır. Türbeye, caminin içinden bir


merdivenle çıkılmaktadır. Üç kubbe üzerine kare planlıdır ve kesme taştan inşa edilmiştir. Ana binanın sağında mescit, solunda ise Ahi Evran’ın mezarının olduğu türbe bulunur.

Kırşehir'de gezilebilmesi gereken birçok yer daha var. Ama ben yazıyı uzatmadan mutlaka görülmesi gereken birkaç noktayı da isim ve görsellerle belirtmek istiyorum.


Ahi Evran Türbesi ve Cami
Ahi Evran Türbesi ve Cami
ÜÇ AYAK KİLİSESİ

Kırşehir’in 37km kuzeyinde yer almakta olan Taburoğlu köyü yakınlarına kurulmuş olan  bu kilise, Bizans dönemine ait olup üç mezhebin ibadet ettiği bir yapıt olarak bilinmektedir. Hıristiyanlık cemaatinin ortak ibadethanesi olarak bilinen bu kilise ilk bakışta mimari olarak bir kiliseden çok hamamı andırmaktadır. Bu yapı günümüzde hala ayakta olup ilk köy kilisesi olarak da bilinmektedir.

Kilisenin yapımı tarih olarak kimi kayıtlarda  10. yüzyıl kimi kayıtlarda ise 11.yüzyıla ait bir yapı olduğunu ortaya koymaktadır. Köylüler tarafından da yıllarca hamam olarak bilinen bu yapı kalıtsal görüntülerinde her nekadar  bir hamamı andırsa da yüzyıllar boyu  Hıristiyanlık Cemaatince ibadethane olarak kullanılmıştır.

Kırşehir’e yapılacak olan ziyaret listenizde mutlaka yer alması gereken bu yapı hala ayakta olup görselliği ve ihtişamı ile göz alıcı olan tarihi bir hazinedir.


Üç Ayak Kilisesi / Kırşehir
Üç Ayak Kilisesi / Kırşehir
KAMAN JAPON BAHÇESİ
Kırşehir, Kaman Japon Bahçesi
Kırşehir, Kaman Japon Bahçesi
Dünya'nın Japonya sınırları dışındaki en büyük Japon Bahçesi olan anı bahçesi. Kaman ilçesi, Çağırkan Beldesi, Kalehöyük kazı alanının yanında bulunmaktadır. Japonya Ortadoğu Kültür Merkezi tarafından 1993 yılında, Japonya Prensi Takahito Mikasa'nın Kalehöyük Kazı Çalışmalarını anısına ve bölge halkına rekreasyon alanı yaratmak amacıyla yapılmıştır. Japon Bahçesi, Japonya sınırları dışında bulunan en büyük botanik bahçedir ve her yıl giderek daha çok ziyaretçi çekmektedir.

HILLA GÖLÜ
kırşehir Hılla Gölü
Hılla Gölü, doğal ortamda Nilüfer ve süs balıkları yetişir. Belediyeye ait yöresel yemeklerin sunulduğu bir mesire yeridir
HİRFANLI GÖL PLAJI
kırşehir Hirfanlı Baraj Gölü
Hirfanlı Baraj Gölünde çeşitli su sporları yapılmaktadır. İçanadolu'da tatilcilerin plajıdır 
kırşehir Hirfanlı Baraj su sporu
Hirfanlı Baraj Gölünde çeşitli su sporları yapılmaktadır. İçanadolu'da tatilcilerin mekanıdır. 
KENT PARK
Kırşehir Kent Park
Kırşehir Kent Park, kafeler, sinema ve etkinliklerin yapıldığı mekanları içinde barındırır

KALE HÖYÜK
kırşehir Kale Höyük
Kırşehir'in tam merkezinde Kale Höyük/ Arkeolojik kazı alanı, Panaromik şehir terası
Belediyenin karşısında bulunan Kalehöyük diye geçen yer, burasının 1952 de araştırıldığını ve bu yüzey çalışmalarında geçmişinin MÖ 3000 lere kadar dayanan buluntulara rastlandığını öğreniyoruz. Eski Tunç çağı, demir çağı derken en üstlerde Bizans ve Osmanlı’ya ait buluntular hep bir arada. Alaadiin Cami de yine bu höyük üzerine yapılmış. Alaaddin Keykubat dönemi 1230 da yapılmış.

GÖLHİSAR MESİRE ALANI

Kırşehir Gölhisar
Kırşehir'in mesire ve dinlenme yeri Gölhisar
Ercan KILIÇLI - Gazeteci
Ercan KILIÇLI - Gazeteci - Foto Muhabir
www.serbestmuhabir.com
ercan@serbestmuhabir.com 
KIRŞEHİR'DE ABDALLIK ve OZANLIK GELENEĞİ

Abdal ve ozanlara da kısaca değinelim;
Abdal, Türk tasavvufunun daha radikal formlarında karşılaşılan en üst mânevî mertebenin bir adıdır.

Kırşehir Ahi Evran Veli gibi esnaf teşkilat kültürünün ve geleneğinin kurucusu ve Ahi merkezi olmanın yanı sıra Aşık Paşa, Süleyman Türkmani, Yunus Emre gibi pek çok tarihi şahsiyeti topraklarında yaşatmış ve yetiştirmiştir. Bu zenginliklerden biriside Abdallar ve ozanlardır.

Bir abdal Allah'tan başka dünyadaki her şeyden vazgeçmiş kişidir. Toplumsal bir şahsiyet olarak abdal zayıf, ezilmiş ve baskı altında olanlara yardım elini uzatan, toplum içinde ahlaksızlıklara karşı mücadele veren bir otoritedir. Daha ziyade göçebe Türkmenler arasında yaygın olan abdallar Selçuklu veya Osmanlı yerleşik devlet otoritesi karşısında çevre halkının hoşnutsuzluklarını elindeki sazıyla dile getirmiş ve çeşitli hak mücadelesine ön ayak etmiş kişiler olmuşlardır. 

Cumhuriyet döneminden sonra Kırşehir Abdalları yörenin ve çevre illerin düğün ve derneklerinde saz çalıp, halk türküleri söyleyerek var olma mücadelelerini sürdürmüşlerdir. Zaman zaman aptal diye aşağılanmalara maruz kalmışlardır. Kırşehir'de hala var olma mücadelesi veren Abdallık kültürünü yaşatan aileler bulunmaktadır. Kültür Bakanlığı tarafından devlet sanatçısı kadrosuna alınan 20-30 civarında halk ozanı Neşet Ertaş'ın türkülerini de söyleyerek, Abdallar Korosu adıyla varlığını sürdürmektedir.


Aşık Paşa

Aşık Paşa Eserlerini Türkçe ile yazan Âşık Paşa, aruz ve hece ölçüsüyle söylediği dörtlük ve gazel biçimindeki ilâhilerinin yanı sıra, kimi hikâyeler de kaleme aldı. Kırşehir'de, 3 Kasım 1333 tarihinde vefat etmiştir. Mezarı üzerine türbe yapılmıştır ve bu türbe ziyaretgâh hâline gelmiştir. Garibnâme: 12 bin beyitlik ahlâkî, tasavvufî, didaktik bir eserdir. En bilinen eserleri: Fakrnâme, Vasf-ı Hâl, Kimya Risâlesi, Hikâye

Türklere hergiz gönül akmaz idi

Türk dahi bilmez idi bu dilleri
İnce yolu, o ulu menzilleri. Aşık Paşa

Kırşehir Abdalar Korosu, Neşet Ertaş'ın sazını ve sözünü ayakta tutan halk ozanları
KIRŞEHİR'DE GEZİLECEK DİĞER YERLER

Melik Gazi Kümbeti ve Türbesi :
Lale Cami :
Aşık Paşa Türbesi :
Alaeddin Keykubat Cami :
Yunus Emre Türbesi :
Obruk Mağarası : Mağara: şehir merkezine, 10 km. uzaklıktadır. Karıncalı köyü yakınlarında bulunması nedeniyle, Karıncalı Mağara da denilmektedir. Mağaraya, Obruk’tan girilip, Karıncayı Say mevkiinden çıkılabilmektedir.

Yazımızı aşağıdaki deyişle noktalayalım

Anadoluya bağdaş kurup oturun
Ahi Evran, Aşıkpaşa; yatırın
Yunusu da öksüz koman getirin
Evliyalar diyarı ilim Kırşehir
Tarihte şanlı idin şanlı ezeli
O mübarek insan; şeyh Edebali
Göster nerde yatar ulu Türkmani
Birde Cacabeyi bilin Kırşehir

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Merhaba!

Gezidokya Gezi Rehberimizde Yazar Olmak İster misin ?

Gezi yazılarını, görsellerini info@gezidokya.com mail adresine gönder, Misafir Gezgin Ol !

×